Benedikten başrahibi Johannes Trithemius (1462-1516), gizli haberleşme sanatını melek çağırma diliyle örttüğü Steganographia adlı eseriyle Rönesans okült düşüncesinin en tartışmalı yapıtlarından birini bıraktı. Aşağıdaki pasaj, eserin önsözünden alınmıştır. Burada Trithemius, sanatının kaynağını Tanrı tarafından hizmetimiz için yaratılmış havadaki ruhlara bağlar ve bu bilimin hiçbir ölümlünün asla sonuna varamayacağı, dipsiz bir uçurum olduğunu ilan eder.
Zira nasıl ki en yüce Tanrı tarafından bizim hizmetimiz ve ilerlememiz için yaratılmış olan havadaki ruhlar, gerek iyi gerek kötü olanları (bu sanatın bütün sırları onların idraki aracılığıyla açığa çıkar) bizce sayısız, sonsuz ve büsbütün kavranamaz ise, bizim Steganographia diye adlandırdığımız bu sanatın da (ne denli çalışkan ya da bilgili olursa olsun hiçbir ölümlüye tümüyle açılmayan sırları, gizemleri ve esrarı barındıran) bütün tarzları, yolları, ayrımları, nitelikleri ve işleyişleri, ebediyet boyunca asla eksiksizce nüfuz edilemez.
Çünkü bu bilim, hiç kimsenin kusursuzca kavrayamayacağı, sonsuz derinlikte bir kaostur; zira bu sanatta ne denli bilgili ve mahir olursanız olun, daima sizce bilinmez kalandan daha azını kavramış olursunuz. Bu derin ve en gizli sanatın şöyle bir özelliği vardır: talebeyi, tabir caizse, üstadından kıyaslanamayacak ölçüde daha bilgili kılıverir; yeter ki o, ilerlemeye tabiaten yatkın olsun ve Kabalistik gelenekte müşahede ettiği şeylerde çalışkan olsun.
Bu bilim, hiç kimsenin kusursuzca kavrayamayacağı, sonsuz derinlikte bir kaostur.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Steganographia (yaklaşık 1499, ilk basımı 1606; buradaki metin 1621 Latince baskısındandır) üç kitaptan oluşur ve görünüşte melekler ile ruhları çağırma kılavuzu gibi düzenlenmiştir. Oysa Trithemius'un asıl amacı, mesajları herkese açık gibi görünen mektupların içine gizleyen bir şifreleme ve gizli haberleşme sistemidir; ruh adları çoğu zaman şifre anahtarlarını temsil eder. Yazar, önsöze koyduğu ciddi bir yeminle kendisinin bir nekromant ya da büyücü olmadığını, hiçbir kötü ruhla ahitleşmediğini, sanatının bütünüyle Katolik ve doğal ilkelere dayandığını ilan eder. Eser yine de yüzyıllarca hem şifrelemenin öncü metinlerinden biri hem de yasak okült bir kitap olarak okundu.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
Tam Çeviri
Steganographia: Havadaki Ruhlar ve Gizli Yazının Sırrı eserin tamamı, 14 bölüm halinde. 📖 Source Library
Kısım 1 / 14
STEGANOGRAPHIA:
Yani:
Ruhunun arzusunu uzaktakilere gizli yazı vasıtasıyla açmanın kesin yöntemi olan
GİZLİ YAZI SANATI;
MÜELLİFİ
En Muhterem ve En Şöhretli Zat, Spanheim Başrahibi ve Doğal Büyünün en yetkin Üstadı
IOANNES TRITHEMIUS.
Bu eserin başına, bizzat Müellif tarafından hazırlanmış olan kendi anahtarı yahut hakiki mukaddimesi eklenmiştir;
Şimdiye kadar pek çok kişi tarafından hararetle arzulanan, fakat pek az kimse tarafından görülen bu eser,
Şimdi ise gizli Felsefe Meraklılarının istifadesine sunulmak üzere umuma arz edilmiştir.
Üstlerin imtiyazı ve rızasıyla.
DARMSTADT.
Balthasar Aulaender’in Matbaasından, Frankfurtlu Kitapçı IOANNES BERNER’in masraflarıyla.
Miladi 1621 Yılı.
Spanheim Başrahibi, Aziz Benedictus Tarikatı mensubu ve Mainz Piskoposluğu rahibi Ioannes Trithemius’un Steganographia’sının BİRİNCİ KİTABI BAŞLAR.
En Haşmetli Prens, Ren Kontu, Bavyera Dükü ve Kutsal İmparatorluk Seçici Prensi Efendimiz PHILIPPUS’a ithaf olunmuştur.
Greklerin kendi dillerinde Filozof adını verdikleri en kadim Bilgelerin, gerek doğaya gerekse sanata dair bazı sırları keşfettiklerinde, bunların kötü niyetli kimselerin eline geçmesini önlemek amacıyla, bu sırları çeşitli yollar ve şekillerle gizledikleri en bilgili zatların ortak kanaatidir. Yahudilerin en alimleri de, İsrailoğullarının o pek meşhur Önderi Musa’nın, Göklerin ve Yerlerin yaratılışını tasvir ederken, kelimelerin ardına telaffuz edilemez gizemlerin sırlarını basit sözlerle gizlediğini teyit ederler. Bizim alimlerimiz arasında en mütebahhir olan Aziz Hieronymus dahi, Yuhanna’nın Vahiy kitabında neredeyse kelimeler kadar gizem barındığını ifade eder. Grek Bilgelerinin kendi kavimleri nezdindeki büyük itibarını bir kenara bırakıyorum; kendi alimlerimizi, en bilgili filozoflarımızı ve şairlerimizi de geçiyorum ki onlar, masallar kaleme almak için emek sarf ederek, tek bir anlatının akışı içinde, kıvrak bir buluşla, cahillere başka, alimlere ise bambaşka şeyler aktarmışlardır. Hikmetin bu en gayretli aşıklarını, zihnimin ağırlığı sebebiyle tam manasıyla taklit edemesem de, onlara hayranlık duymaktan ve elimden gelen en büyük dikkatle onları okumaktan geri durmuyorum. Zira onlar, diğer insanlardan üstün olarak kendi gayretleriyle tasarladıkları bu büyük sırları, kötülerin ve imansızların şerli işlerine alet etmesinler diye gizlemişlerdir. Zira namuslu ve erdem aşığı bir kimse, kendi iradesinin sırrını, gerek şahsi gerekse umumi bir hayır için, bu sanatı bilen bir diğer kimseye, dilediği zaman ve dilediği sıklıkta, her türlü fani şüphesinden uzak, güvenli, gizli ve kusursuz bir surette, herkesin gözü önünde, açık yahut kapalı mektuplarla (öyle ki ne kadar bilgili veya meraklı olursa olsun hiç kimse gönderenin sırrından şüphelenemesin, şüphelense dahi bunu çözemesin) her zaman bildirebilir ve her mesafeye ulaştırıp ifade edebilir. Bunun gibi, yoldan çıkmış, kararsız yahut kötü niyetli bir kimse de, daha önce Latin dilini tamamen bilmese dahi, bu sanatı öğrenir öğrenmez (ki benim hocalığımla bunu en fazla iki günde öğrenebilir), artık Latin dilinde, kurallara uygun bir tertiple, her türlü anlatıya açık, güzel ve kafi derecede süslü mektuplar yazarak bana yahut bu sanatta mahir bir başkasına gönderebilir. Bu mektuplarla, sadece benim nüfuz edebileceğim iradesinin sırrını, Kabalistiki bir kudretle öyle büyük gizemlerin ardına bürür ki, ne kadar gayretli ve bilgili olursa olsun, bahsedeceğim bu sanatın ruhlarının yardımı olmadan hiç kimse bu sırra nüfuz edemez. Bundan böyle alim ve cahil, erkek ve kadın, çocuk ve yaşlı, iyi ve kötü, iffetli ve şehvet düşkünü, Latin diliyle yahut kendisine malum olan herhangi bir dille, dünyanın her ikliminde, her türlü şüpheden uzak, bilmeyenlere açıkça başka bir şey gösteren, bilenlere ise gizlice bambaşka bir şey sunan Latince, Grekçe yahut yabancı dillerde mektuplar yazabilecektir. Bu ilim kötülerin eline geçip yayıldığında, evliler arasında kutsal yeminle kurulan sadakat dahi artık güvende kalmayacaktır; zira şimdiye kadar Latin dilinden bihaber olan bir kadın, herhangi bir dilin en iffetli, en namuslu ve en mukaddes kelimeleriyle, zina yaptığı yahut fuhuş işlediği aşığının kötü ve iffetsiz niyetini, mektubu bizzat kocası taşıyıp en iyi mektup diyerek övse dahi, en ince ayrıntısına kadar anlayabilecek ve kendi arzusunu da aynı şekilde, dilediği kadar geniş ve tafsilatlı bir biçimde, aynı yahut başka mektuplarla, gayet güzel ve süslü bir üslupla ona güvenle geri bildirebilecektir. Şüphesiz bu ilim kendi içinde en iyisi ve Devlet için gayet faydalı olsa da, şayet kötülerin eline geçecek olursa (ki Tanrı korusun), zamanla Devletin tüm düzeni büyük ölçüde sarsılabilir; kamusal güven tehlikeye girebilir, tüm mektuplar, belgeler, yazışmalar ve nihayet bizzat otoriteler sarsılabilir.
Kısım 2 / 14
Ben, her şeye kadir olan Tanrı’nın huzurunda ve dirileri ve ölüleri yargılayacak olan biricik oğlu İsa Mesih’in önünde, hakikatle söyler, yemin ve beyan ederim ki: Bu eserde söylediğim yahut söyleyeceğim her bir husus, bu ilmin yahut sanatın tüm özellikleri, usulleri, şekilleri, ameliyeleri, aktarımları, kabulleri, biçimlendirmeleri, buluşları, kuralları, değişimleri, başkalaşımları ve onun teorisine, keşfine, elde edilmesine, işleyişine ve pratiğine kısmen yahut tamamen ait olan her şey ve bu cildimizde yer alan her husus, hakiki katolik ve doğal ilkelere dayanmaktadır; hepsi ve her biri Tanrı ile, temiz bir vicdanla, Hristiyan inancına zarar vermeksizin, Kilise geleneğinin bütünlüğü içinde, hiçbir hurafe, hiçbir putperestlik, kötü ruhlarla açık yahut gizli hiçbir anlaşma olmaksızın; iblislerin tütsülenmesi, onlara tapınılması, tazim gösterilmesi, kültü, kurbanı veya takdimesi olmaksızın ve gerek hafif gerekse ölümcül hiçbir günah ve kusur işlenmeksizin gerçekleştirilmektedir. Hepsi ve her biri hakikatle, doğrulukla, samimiyetle ve paklıkla icra edilmektedir; öyle ki bu buluşun ilmi ve pratiği, bilge, iyi ve sadık bir Hristiyanın iyi kullanımına yakışır niteliktedir. Zira ben de bir Hristiyanım ve manastır hayatına gönüllü olarak bağlandım; mukaddes pederimiz Benedictus’un kuralı altında ikrar vermiş bir Hristiyan ve keşişe yakışandan başka bir şekilde yaşamayı ve davranmayı arzu etmem. Mukaddes Roma Kilisesi’nin geleneğine göre Katolik inancını beşikten itibaren kabul ettim, Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adına vaftiz edildim; bu inancı Hristiyanların evrensel Kilisesi ile birlikte tutuyor, ona inanıyor ve yaşadığım sürece, Tanrı’nın yardımıyla her zaman lekesiz ve sarsılmaz bir şekilde koruyarak kalbimle, dilimle ve amelimle tutacağım, hiçbir vesileyle ondan sapmaya niyet etmeyeceğim. Hristiyan inancına ve paklığına aykırı, mukaddes ahlaka zararlı yahut manastır nizamına herhangi bir şekilde zıt olan bir şeyi öğrenmekten yahut öğretmekten fersah fersah uzak dururum. Tanrı’dan korkarım ve O’nun ibadetine yemin ettim ki, ne hayattayken ne de (ümit ederim ki) öldükten sonra O’ndan ayrılmayacağım.
Bölüm I.
Anahtarı ve ameliyesi başat ruh Pamerfiel, anoyr madriel tarafından, ebra sothean abrulges itrasbiel hizmeti vasıtasıyla tutulan bölüm. Ve nadres ormenu isules rablion hamorphiel. Hepsine birden azametli bir davetle görevlendirme yapılır.
Bu birinci bölümün ameliyesi, ruhlarının kibri ve isyankarlığı sebebiyle son derece güç ve tehlikelerle doludur; zira bu ruhlar, bu sanatta en üstün derece uzman olmayan hiç kimseye itaat etmezler. Sanata yeni başlayanlara ve yeterince yetkin olmayanlara sadece itaat etmemekle kalmazlar, aynı zamanda üzerlerine çok gidilirse onlara sıklıkla zarar verir ve çeşitli illüzyonlarla onları rahatsız ederler. Diğer tüm hava ruhlarından daha kötü niyetli ve güvenilmezdirler; en büyük yeminlerle zorlanmadıkça hiç kimseye asla itaat etmezler ve kendilerine emanet edilen sırrı sıklıkla güvenilmez bir şekilde başkalarına ifşa ederler. Zira mektuplarla gönderildikleri anda uçup giderler ve kendilerine gönderilen kimseye, savaştan kaçan başsız bir güruh gibi düzensizce ve öfkeyle hücum ederek, havayı çığlıklarıyla doldurur ve gönderenin sırlarını etraftaki herkese sıklıkla ifşa ederler. Bu sebeple, bu sanatta çalışacak olan hiç kimsenin onları zorlamamasını ve onların hizmetlerini endişeyle talep etmemesini tavsiye ederiz. Zira onlar küstah ve güvenilmezdirler; oysa bundan sonra bahsedeceğimiz ruhların pek çoğunu, kendiliğinden itaat etmeye hazır ve son derece uysal bulabilirsiniz. Şayet bir kimse onların bu küstahlığını illa ki tecrübe etmek ve söylediklerimizin doğruluğunu sınamak isterse, şu usule riayet etmesi gerektiğini bilsin. Üzerine yazacağı kağıdı, ilahi ismin anılmasıyla, Baba ve Oğul’un adıyla hazırlasın.
Kısım 3 / 14
Ve söylediklerimizi bir örnekle kanıtlamak için, niyetimizi halk dilinde ortaya koyalım ve bunu daha önce belirtilen usulle dostumuza bildirelim.
BU, BİR PRENSİN UZAKTAKİ TABASININ BİLMESİNİ İSTEDİĞİ GİZLİ ZİHNİ NİYETİ OLSUN.
Sevgili ve sadık dostumuz, makul sebeplerle, önümüzdeki Vitus ve Modestus gününden sonraki ilk çarşamba günü, tüm gücümüzle Strasbourg’a savaş açmaya ve orayı istila etmeye niyetliyiz. Bu sebeple, bize yeminle bağlı ve sadık hizmetle yükümlü biri olarak senden en ciddi ricamız şudur: Aynı gün, gücün nispetinde iyi teçhiz edilmiş olarak, öğleden sonra saat dörtte Strauffenburg yakınlarındaki ormanda hazır bulunasın (mektuplar buraya bu şekilde yerleştirilmişti), orada gereken diğer talimatları bulacaksın; buna riayet et ve gelmemezlik etme, biz de sana lütufla mukabele edeceğiz ve bu planımızı aramızda en yüksek gizlilikle sakla, vesaire.
BU SIRRI TABAYA BİLDİRMEK İÇİN, gönderenin daha geniş niyetiyle şu şekilde yahut başka bir tarzda yazılsın:
Her şeye kadir, ebedi Tanrı, her şeyi yoktan var eden, çarmıhta can veren biricik oğlunun o en acı ızdırabı hürmetine bize merhamet eyle; O ki Kutsal Ruh’tan, erkek eli değmeden, en pak ve daima Bakire olan Meryem’den doğmuş ve bizim için kendisini gönüllü olarak ölüme teslim ederek, mukaddes kanıyla ruhlarımızı ölümden kurtarmıştır. Bizi, biz zavallıları işit ey en merhametli Baba ve aynı sevgili oğlun, Rabbimiz İsa Mesih’in o en mukaddes kanının dökülmesi hürmetine günahlarımızı bağışla ve kalplerimize inayetini akıt; öyle ki seni her şeyde ve her şeyin üzerinde samimi bir aşkla severek emirlerine daima huşuyla itaat edelim ve karşılıklı sevgiyle durmaksızın ilerleyerek bundan böyle dünyevi hiçbir şeyi sevmeyelim, geçici hiçbir şeyi aramayalım. Zira sen, biz henüz yokken bizi başlangıçta kendi suretine ve benzeyişine göre yaratan Rabbimiz Tanrı’mızsın; ve sevgili oğlun vasıtasıyla...
LAKİN bu ilimde çalışan her kimsenin, başat Ruhların yerlerini, isimlerini ve işaretlerini bilmesi zaruridir; ta ki cehalet yüzünden güneyde duranı kuzeyden çağırmasın, zira bu durum sadece niyeti engellemekle kalmaz, aynı zamanda çalışana zarar da verebilir. Bu sebeple, başat Ruhların ikamet ettiği yönleri, isimleri ve işaretleriyle birlikte sana bir daire içinde sunacağım.
İşte, bu sanatın icrasında, bu kitapta her şeyden önce bilinmesi zaruri olan ve bilgisi olmadan bu sanatta hiçbir netice elde edilemeyecek olan dünyanın tüm yönlerine sahipsin.
Yine, başat Ruhların her birinin, gizli sırların emanet edildiği ilk vekillerinin kimler olduğunu ve sayılarının kaç olduğunu bilmen gerekir:
...muhafızlar ve tam yetkiyle tabi olan hizmetkarlar, bazen 30, bazen 20, bazen 10 ve bazen de hepsi birden, prenslerinin emriyle hep birlikte dışarı çıkarlar; şu düzene göre ki, büyük güçlerin emriyle çalışan kişi tarafından ikinci yahut üçüncü dereceden çağrılanların sayısı ne kadar ise, o kadar hizmetkar ve muhafız da onlarla birlikte başat olan Malgaras’ın yanına gelir. Yine onların altında, kesin bir sayıya tabi olmayan, sıklıkla onlara karışarak bir araya gelen haberciler ve kapıcılar vardır. Bu ruhların hepsinin isimlerini aklımızda tutmuyoruz. Fakat çalışanın bilmesi zaruri olanları her bölümde ifade edeceğiz. Ve unutma ki, bu ruhların hepsi, kendi başat imparatorlarıyla birlikte, tabloda açıkça görüldüğü üzere, dünyanın kendilerine tahsis edilmiş olan yönünde bulunurlar.
Kısım 4 / 14
Bölüm II.
Prensinin Adı Padiel Olan Bölüm.
Gündüz hizmetinde 10.000, gece hizmetinde 200.000 ve sayıları belirsiz diğer pek çok alt hizmetkarı olan Subsolanus.
Önceki bölümde söylediğimiz üzere, Pamerfiel ve onun adı geçen Ruhları amansız ve güvenilmez olduğundan, bu sanatta çalışmak isteyen herkesin çağrısına hemen icabet etmeyip ancak en deneyimli olanlara boyun eğdiğinden; bu mevcut bölümde sanatı daha güvenli kılmak, çağırana itaat etmekte uysal, hazır ve neşeli olan, usulüne uygun ve zamanında çağrıldıklarında gecikmeksizin gelen ve kendilerine emanet edilen şeyi hiçbir aldatmaca olmaksızın sadakatle taşıyan daha iyi Ruhlar vasıtasıyla çalışma usulünü göstermek istiyoruz. Bu ameliyenin ilk başat imparatoru ve reisine dairesel meskeninde Padiel adı verilir; burası doğudan sonraki ilk meskendir. Onun emri altında, gündüze ve bu sanatın tüm gündüz ameliyelerine riyaset eden on bin ruh vardır ki bunlar, karanlıkta gizlenen ve sayıları iki yüz bin olan gece ruhlarına hükmedip onları dışarı çıkarırlar; bunların hepsi ışıktan ve gündüzden kaçarlar.
...ve daha büyük bir neşeyle itaat ederler. Ve her kim bu ilmi daha fazla gizlerse, o kadar kolay çalışacaktır. Ve unutma ki, bu Padiel ve ruhları, tıpkı tebaaya örnekle gösterdiğimiz gibi, kötülerin ıslahı, hapsedilmesi ve cezalandırılması için gizli uyarıları bildirmekle görevlendirilmiştir.
MEKTUPLARLA DEĞİL, İKİNCİ MESKENİN RUHLARINA EMANET EDİLECEK OLAN GİZLİ NİYET.
Bir kimse, prense karşı vatana ihanet yahut başka bir suçla itham edilmiştir; prens, kendisinden uzakta bulunan memuru vasıtasıyla onun cezalandırılmasını istemektedir, fakat mektubun ifşa olması ve sanığın herhangi bir şekilde uyarılıp kaçması yahut dostlarının gücünü birleştirerek direnmesi ya da prense yahut vatanın kanunlarına karşı kötü bir işe kalkışması ihtimaline karşı ona yazmak istememektedir. Valisine, herkes tarafından okunmasından çekinmeyeceği şu yahut başka bir anlatıyı yazar; sırrı ise, daha önce belirttiğimiz usulle, bu sanatta daha evvel eğitilmiş olan alıcıya sırrını sadakatle anlatacak olan Ruha emanet eder.
Samimi sevgilerimle. Tövbe edenlerin huşuyla okuması için oldukça güzel yazılmış ve kısa bir dua gönderiyorum ki, kalbimin tüm sevgisiyle bunu sadece senin bilmeni istemedim; dua şu şekildedir: Ey ebedi kurtarıcı İsa Mesih, bizi tüm iyiliklerle kurtar ve suçluların günahlarını bağışla, feryatlarımızı işit, günah fırtınalarını dindir, vicdanımızın eskiliğini yenileyerek bizi ebedi cennete geri götür. İyi İsa, sana yalvaran bizlerin günahlarını bağışla; zira ağır şekilde gücendirdik ve sıklıkla tekrar düştük. Ey en tatlı kurtarıcı, yalvarırız, hastalıklarımızı iyileştir. Sana yalvaranlara karşı lütufkar ol ey en şefkatli İsa ve biz yakaran kullarını işit. Bizler durmaksızın musibetlere maruz kalmış, en büyük fırtınalara batmış insanlarız. Bizi kurtar, ey dertlilerin en muzaffer tesellicisi; zira mutsuzluğa gömülmüş olan hayatımız durmaksızın çürümektedir. Merhamet eyle ey en halim İsa, ey merhametli kurtarıcı, seni sevenlerin acizliğine bak ve biz sürgünlerin günahların çamuruna ve çirkinliğine, dünya sevgisine batmasına izin verme. Şimdiye kadar uyuşuk bir halde yattık ve günahlarla bağlanmış olarak kendi kurtuluşumuzu hafife aldık...
Kısım 5 / 14
...adalet yollarını gayretle koruyalım. Ey insan soyunun yüce kurtarıcısı, bizi işit ve günahlarımızın bağışlanmasını bize lütfet. Ey merhamet babası, tüm sıkıntılarımızda bize lütufkar ol. Ya Rab, hasta ruhlarımızı iyileştir, zira biz seniniz; biz aciz solucanlara ebedi huzurun sükunetini bahşet ki, daima sana bakarak seni övelim. Amin. Spanheimlı Ioannes Trithemius ekledi, 1500.
Bölüm III.
Prensi Camuel Olan Bölüm.
Gündüz ameliyelerine riyaset eden 10 ve gece ameliyelerine riyaset eden 10 ruhu ve bir o kadar da alt hizmetkarı olan, vazifeleri gönderenin gelişini, yollarını ve yolculuğunu bildirmek olan Ruh.
Güneydoğudaki üçüncü meskenin ilk ve en yüce Ruhu, bu ilimde usulüne uygun olarak çalışan kimseye kendi vekillerini göndermekte son derece uysal ve hazır olan Camuel’dir. Pek az hizmetkarı vardır, fakat hepsi iyi, gönüllü ve sadıktır; yani gündüze riyaset eden on ve geceye riyaset eden on ruh vardır ki, her iki gruptan da çalışanın yanına daima ikişer ikişer gönderilirler; zira gündüze riyaset edenler karanlıktan, geceye riyaset edenler ise ışıktan kaçmazlar. İhtiyaç hasıl olduğunda, çalışanın her görevlendirmesinde daima biri diğerine yardım eder; ve gözle görülür şekilde belirdiklerinde, biri karışık renkli güzel bir elbise içinde, diğeri ise parlak bir ışık şeklinde ayakta dururken görülür. Bununla birlikte, sıklıkla sadece hissedilir bir etkiyle belirirler fakat çalışanın arzusu hilafına görünmezler. Bu Camuel, hizmetkarları ve alt yardımcılarıyla birlikte, bu sanatta çalışan kişi dilediğinde, uzaktaki dosta gönderenin durumunu, iradesini, halini, yolunu, yolculuğunu, gelişini ve gidişini bildirme yetkisine ve kudretine sahiptir. Bu sebeple, bu meskenin melekleri vasıtasıyla kendi iraden doğrultusunda çalışmak istediğinde, öncelikle Camuel’in gündüze riyaset eden on meleğinin kimler olduğunu bilmen gerekir...
BU, YUKARIDA BELİRTİLEN RUHLAR VASITASIYLA UZAKTAKİ KİŞİNİN BİLMESİNİ İSTEDİĞİM, KALBİMİN EN GİZLİ NİYETİ OLSUN.
Roma’da bulunuyorum, Papa’nın en gizli meclisinden, Roma İmparatorluğu’nu Franklara devretmek istediğini öğreniyorum. Almanya prenslerini uyarmak istiyorum; güvenmediğim haberciler vasıtasıyla bunu yapamam; mektuplarla da yapamam, zira İtalya’nın tüm şehirlerinin kapılarında, gelip geçenleri en ince ayrıntısına kadar arayan görevliler tayin edilmiştir. Bu sebeple, açık bir mektup olarak bir haberciyle göndereceğim dindar bir dua yazıyorum ve aynı prenslere gönderilecek diğer tanıdık kapalı mektuplarla birlikte sunuyorum. Üçüncü meskenin Ruhlarını zorluyor ve onlara gönderilecek mektupları takip etmelerini emrediyorum. Ve alıcı tarafından çağrıldıklarında, mektuplara emanet etmeye cesaret edemediğim gizli niyetimi ona ifşa etmekten geri durmasınlar. Gelirler, giderler, itaat ederler. Hepimiz ölüyoruz, zira hepimiz asli günahın miras kalan suçunu üstlendik; ve hiç kimse çok kısa bir süre içinde ölmeyecekmiş gibi yaşamaz; asli günahı Adem ve Havva’da üstlendik. Havva Anamızın o acınası cüreti yüzünden hepimiz bedensel ölümle ölüyoruz. Ölümün Muzafferi İsa ise bizi özgür kılarak ruhun ölümünü defetti. Ey çarmıha gerilmiş İsa Mesih, acizliğimize bak zira bizler zavallıyız, mutsuzuz ve pek çok sıkıntıyla hırpalanmaktayız. Bu sebeple, ey göklerin en merhametli Kralı, bizi cehennemin o kederli karanlığından ve zararlı tutkularından kurtardığın o yüce tevazuun hürmetine bize tövbe ve tüm günahlarımızın bağışlanmasını lütfet. Ey en merhametli saadetimiz İsa, ey masumiyetin en tatlı aşığı, sana neyle mukabele edeyim? Sen, mukaddes ve masum olan, bizim için acı çekiyorsun. Hesap gününe geldiğinde nereye kaçacağız? Herkese hak ettiğini vermek üzere kudretle geleceksin...
Kısım 6 / 14
Bu eserin ilgili bölümlerinin Türkçe tercümesi aşağıda sunulmuştur:
Kendi vicdanına göre hareket etsin. Sana her şey ayan beyan olacak ve bilgisine sahip olmadığın hiçbir şey senden gizli kalmayacaktır. Öyleyse ey kardeşler, hayattayken tövbe ediniz ve merhamet dolu amellerinizle her şeye kadir Tanrı'nın çetin imtihanının önüne geçiniz. Günahlarınızı gözyaşlarıyla temizleyiniz ve yoksulların yükünü hafifleterek Tanrı'nın rızasını kazanın. Zira O, kendisine yakaranlara karşı pek lütufkardır. Bu sebeple vakit varken O'nun merhametini dileyiniz. İnsanlığın kurtuluşu için çarmıha gerilen ve Rabden korkanların kurtarıcısı olan İsa Mesih'e her daim şükrediniz.
GÜNEYDOĞUDA İKAMET EDEN BAŞBUĞ ASELIEL
Güneydoğu yönünde ikamet eder, maiyetinde hizmetkarlarıyla birlikte kırk başat vekil bulundurur ve sevgiye dair hususlara riyaset ederler.
Doğudan güneydoğuya doğru olan dördüncü menzili, ulu başbuğ Aseliel kendi ruhlarıyla birlikte elinde tutar. Bunlardan on tanesi bu sanattaki gündüz vakti amellerine, yirmi tanesi ise gece vakti amellerine riyaset eder. Bunların tamamının kudreti ve vazifesi, kadınların sevgisine dair hususları haber vermektir. Bu otuz ruh, kendi maiyetlerinde başat olarak otuz ruh daha bulundurur ve ameli gerçekleştiren kişi tarafından usulüne uygun olarak çağrıldıklarında, vazifelerini ifa etmek üzere sırayla gönderilirler. Bunların da altında sayıca pek çok olan başkaları mevcuttur. Sen bu menzilin başbuğu vasıtasıyla şifreli yazı ilminde amel etmek istediğinde, onun hükmü altındaki tüm ruhları çağırmana hacet yoktur, amelin gece veya gündüz olmasına göre bir veya iki tanesi sana kafi gelecektir. Sana onların hizmetkarlarının sayılarıyla birlikte birkaçının ismini zikredeyim. Bunlardan dilediğin bir veya ikisini her daim çağırabilirsin, amelin farklı hususlar için olmadıkça daha fazlasına ihtiyaç duymazsın. Cetvel şöyledir:
Mariel 20 Cubiel 20 Asphiel 20 Melas 20 (Kırmızı isimler) Charas 20 Aniel 20 Curiel 20 Sariel 20 (Siyah sayılar) Parniel 20 Asahel 20 Chamos 20 Othiel 20 (Siyah isimler) Aratiel 20 Arean 20 Odiel 20 Bufar 20 (Kırmızı sayılar)
İşte böylece ulu Asiel'in maiyetinde bulunan, sekizi gündüz vakti amellerine, sekizi ise gece vakti amellerine riyaset eden en büyüklerden on altı başbuğa sahip olursun. Bunlardan her birinin emri altında, ihtiyaç hasıl olduğunda vazifelerine gönderdikleri yirmi hizmetkarı bulunur. Başbuğların tamamı iyi huylu, itaate hevesli ve pek hazırdırlar. Lakin hizmetkarlarının tamamı böyle değildir; zira bazen kibirli ve amansız olabilirler, bilhassa bu sanatta henüz kemale ermemiş olduğunu düşündükleri kimselere karşı böyle davranırlar.
Gelecekteki hükmü hatırda tutarak büyük bir titizlikle hareket edelim; zira o hükmün akıl almaz dehşeti cehennem azaplarından aşağı değildir. Miladi bin beş yüz altı yılı, Mart ayının on dördüncü günü. Kendisine bu veya buna benzer bir mektup gönderilen ve bu sanatta mahir olan kimse, usulüne uygun olarak yapılması gerekeni yapsın ve yüzünü güneydoğu yönüne çevirsin. Bu yönün alameti şudur: 🜍. Ardından ruhların şu davet metnini okusun: Aseliel murnea casmodym bularcha vadusyn aty belron diuiel arsephonti si pa normys orleuo cadon Venoti basramyn. Bu daveti yaptıktan sonra sanatın ameline devam etsin, böylece gönderenin sırrını işitecektir.
Kısım 7 / 14
BEŞİNCİ BÖLÜM
EN YÜCE BAŞBUĞU BARMIEL ADIYLA GÜNEYDE İKAMET EDER. MAİYETİNDE GÜNDÜZ VAKTİNE RİYASET EDEN ON, GECE VAKTİNE RİYASET EDEN YİRMİ BAŞBUĞ VE ONLARIN HİZMETKARLARI BULUNUR. VAZİFELERİ, KALELERİN TESLİMİNE DAİR SIRLARI HABER VERMEKTİR.
Güneydeki beşinci menzilin ulu başbuğuna Barmiel denir. Onun hükmü altında, maiyetindeki hizmetkarlarıyla birlikte gündüz vaktine riyaset eden on başat komutan ve gece vakti amellerine riyaset eden yirmi komutan bulunur. Gece vakti amellerine riyaset edenlerin sayısı gündüz vakti amellerine riyaset edenlerden daha fazladır; zira bu menzilin ameli gündüzden ziyade gece vakti icra edilir. Onların vazifesi, bilhassa gece vakitlerinde, kalelerin ve şehirlerin gizli teslimatlarını haber vermektir. Sen Barmiel vasıtasıyla bu sanatta amel etmek istediğinde, onun başbuğlarından dilediğin birini çağır. O başbuğ, maiyetindeki yirmi hizmetkarıyla birlikte derhal sana gelecektir; zira bu menzilin başbuğlarından hiçbiri tek başına veya daha az hizmetkarla hareket etmeye alışkın değildir. Sırrını hizmetkarlara değil, başbuğa emanet et; zira hizmetkarlar kibirli ve kötü niyetlidir, başbuğ ise iyi, sakin, sadık ve pek lütufkardır. Şimdi sana bu gündüz vakti başbuğlarından sekizini ve aynı şekilde gece vakti başbuğlarından sekizini zikredeyim ki onlar itaate en hazır ve en hayırlı olanlarıdır, daha fazlasına ihtiyacımız yoktur.
Kadim düşmanımızın tuzaklarından titizlikle kaçın. Alçakgönüllülük ve samimi bir bağlılıkla onu her zaman alt edebilirsin. Nefsin arzularına yenik düşmemek için uyanık ol, adalet yollarını yiğitçe savun ve doğruluk gayretini cesur bir sebatla sürdürmeyi unutma. Boş övgülerden zehirden kaçar gibi kaç, Tanrı'nın cennetinin ebedi güzelliğini her daim tefekkür et. Dünyanın sevinçleri çabucak geçer; bugün neşeli olan, yarın her şeyinden mahrum kalıp ölür. Kötü niyetli kıskançlıktan ve kibirden kaçın; zira her ikisinin de günahının ebedi azaplara yol açacağını bilirsin. Her kibirli insan Tanrı katında sevimsizdir; tövbe etmeden ölen kimse ebediyen azap çekecek ve asla teselli bulamayacaktır. Kibirliler feryattan başka ne bekleyebilirler? Bu yüzden ebedi azaba müstahak olan, karanlıklara ve ebedi dehşetlere mahkum edilen siz kibirlilere yazıklar olsun. Ey dünyanın boşluklarının boşluğu, ruhların ışığını söndüren, sürgünleri aldatan, cehennemin kapılarını açan en zararlı şey. Johannes Trithemius, Spanheim Manastırı Başrahibi yazdı, Mart ayının on birinci günü, bin beş yüz yılı.
Mektubu alan kimse, Barmiel'in alametini tanıdıktan sonra yüzünü hemen veya en kısa sürede güneye çevirsin. Zira ruhun itaat etmesi hususunda, araya uzun bir zaman girse dahi, gecikmeden ötürü bir tehlike doğmaz. Çünkü çağrıldıklarında, ister erken ister geç olsun, hatta günler sonra çağrılsalar bile her zaman gelmeye alışkındırlar. Sanatın gerektirdiği hazırlıklar yapıldıktan sonra onun daveti şudur:
Kısım 8 / 14
Barmiel any casleon archoi bulesan eris, Casray molaer pessaro duys anale goerno mesrue greal cusere drelnoz, parle cufureti basriel aslymaraphe neas lo, carnos erneo, damerosenotis anycarpodyn. Bu daveti usulüne uygun olarak güneye doğru söylediğinde, mektupla değil ruha emanet ettiğin niyetini işitecek ve anlayacaktır; eğer başka bir yöne dönerse asla anlamayacaktır.
ALTINCI BÖLÜM
EN YÜCE BAŞBUĞU GEDIEL GÜNEYBATI YÖNÜNDE İKAMET EDER. MAİYETİNDE GÜNDÜZ VAKTİ YİRMİ, GECE VAKTİ YİRMİ BAŞBUĞ VE ONLARIN HİZMETKARLARI BULUNUR. VAZİFELERİ, KAÇINILMASI GEREKEN TEHLİKELERİ HABER VERMEKTİR.
Güneybatı yönündeki altıncı menzile, ulu başbuğ Gediel riyaset eder. Onun hükmü altında, gündüz vakti yirmi, gece vakti yirmi başat komutan ve onların pek çok hizmetkarı bulunur. Bunların vazifesi, yaklaşmakta olan her türlü tehlikeye karşı bir dostu uyarmaya dair her şeyi haber vermektir.
Gizli bir tavsiye vasıtasıyla, bu gece kaleden çıkmak için bir tuzak ve ihanet planlandığını öğrendim. Efendimi uyarmak istiyorum lakin mektupla yapamıyorum; zira yolda düşmanlar tarafından geçenlerin üzeri aranıyor. Haberciler vasıtasıyla da yapamıyorum; zira bu tehlikeli sırrımı güvenebileceğim hiç kimse bilmiyor. Ruhu çağıracağım, sırrı ona emanet edeceğim. Sadece usul yerini bulsun diye dilediğim bir mektubu göndereceğim ki efendim hangi ruhun çağrılacağını bilsin. Ruhların arasından (zira mektup olmasaydı benim tarafımdan bir ruhun gönderildiğini bilemezdi) o ruh gidecek, haberi ulaştıracak ve efendim kaleyi önceden emniyete alacaktır.
MEKTUBUN SURETİ BU VEYA BUNA BENZER BİR ŞEY OLABİLİR; BUNU OKUDUĞUNDA GİTMEKTEN MENETSİN.
İnsan soyunun en yüce asaleti ve en büyük erdemi, Tanrı'yı samimiyetle sevmek, O'nun rızasını aramak ve temiz bir zihinle O'na ibadet etmektir. Zira temiz bir kalbin alçakgönüllülüğü göklerde hüküm sürecek, sabır ise insanı yüceltecektir. Sadece Tanrı'dan korkan ve O'nu seven, dünyevi hırslardan arınmış bir insanın zihni gerçek asalete erişecektir. Tanrı'yı sev, dünyayı hor gör; kötülükler çağından kaç, kardeşlik sevgisini, barış bağını ve dürüstçe yaşayanların birliğini sev. Mesih İncil'de bizleri uyarır: Dünyevi ve lüzumsuz kaygılarla kendimizi heba etmemeliyiz. Aziz Havari'nin dediği gibi, sadece temel ihtiyaçlarımıza sahip olmakla yetinelim. Bu sebeple içimizde Tanrı sevgisi ve adalet gayreti barındıralım; zira gerçek ve kalıcı zenginlikler ruhun temizliği, kalbin sadeliği, dünyevi makamlara değer vermemek, ahlakın güzelleşmesi ve mukaddes bir yaşam tarzının benimsenmesidir. Kötülüklerin bizi alt etmemesi için iyi amellere yönelelim, yarın ölecekmiş gibi her türlü doğruluk içinde masumca yaşayalım. Tanrı'yı en temiz kalple sevelim, O'nun emirlerini hakkıyla yerine getirelim, günahlarımız için alçakgönüllülükle yas tutalım ve her daim yüce Kurtarıcı'ya yalvaralım ki günahlarımızı bağışlasın, içimize Kendi sevgisini ve kalbin alçakgönüllülüğünü akıtsın. Bu dünyanın geçici arzularından ve sahte makamlarından uzak duralım, ölümümüzü her an hatırda tutalım. Erdemli yaşamak, komşuyu sevmek, kimseye haksızlık etmemek, Tanrı'dan korkmak, sadaka vermek, açları doyurmak, iyileri savunmak, kötülerin kusurlarını düzeltmek, dualarda sebat etmek, dünyanın geçici şöhretini hor görmek ve mukaddes metinleri okumak Hristiyanların hazineleridir. Zira dünyanın boş şöhreti ansızın yıkılıp gidecektir, sahte zenginlikleri de yakında can verirken istemeyerek geride bırakacağız; bizim yegane saadetimiz adalettir. Övüncümüz ve zenginliğimiz alçakgönüllülüğümüzde olsun, ölümün hatırası, hüküm gününün korkusu ve günahlarımızın bilinci bizimle birlikte kalıcı olsun.
Kısım 9 / 14
Hiçbir gizli husus barındırmayan bu veya buna benzer bir mektup alındığında:
Kırk ruh arasından başat olan bu ruhların vazifesi, hükümdarların gizli kararlarını tebaalarına ve dostlarına haber vermektir. Bunlardan gündüz vakti için sekiz, gece vakti için de aynı şekilde sekiz ruh bulunur ki bunlar her iş için kafi gelir; diğerlerini çağırmaya hacet yoktur. Şuna dikkat et ki, zikredilen başbuğlardan bir veya ikisini çağırdığında, onların hizmetkarlarının sayısını davet metninde açıkça belirtesin; zira onlar kibirlidirler ve pek çok hizmetkara hükmettiklerinin söylenmesi hoşlarına gider. Onlar vasıtasıyla şifreli yazı ilminde amel etmek istediğinde, yüzünü güneybatı yönüne çevir ve yapılması gerekenleri titizlikle yerine getir; öyle ki bu sanata dair hiçbir hususu eksik bırakmayasın. Davet şudur:
Asiriel aphorsy Lamodyn to Carmephyn drubal asutroy Sody baruchō vleser palormy thulnear asmerō chornemadulyn coleny busarethō duys marphelitubra nasaron venear fabelronty.
Bunlar tamamlandığında çağrılanlar orada hazır bulunacaktır. Onları ayırt edebilmen için bilmelisin ki, başbuğlar genellikle gökyüzü renginde, yani safir rengi elbiselerle görünürler; hizmetkarlar ise beyazlar içindedir. Sırrını başbuğlara emanet et; zira onlar sadıktır. Tüm komutanların kendi aralarında şöyle bir usulü vardır: Ameli gerçekleştiren kişi onlara hitap ettiğinde, hizmetkarlarını derhal uzaklaştırırlar, hatta kendileri de sırrı işitmemek için geri çekilirler. Başbuğlarla konuşma bittiğinde, hizmetkarlar yeniden orada belirirler.
Hükümdarın hiç kimseye emanet edemeyeceği kadar büyük bir sırrı olsun:
Hükümdarın zorlu ve pek mühim meselelere dair büyük ve son derece gizli bir kararı vardır. Bu kararı uzaktaki bir dost hükümdara bildirmek istemektedir; lakin kendisinin veya adamlarının can güvenliği tehlikede olduğundan bunu açıkça yapmaktan çekinmektedir. Eğer bir haberciye emanet etse ihanete uğramaktan, mektupla gönderse başkaları tarafından okunmasından korkmaktadır. Bu sebeple ruhu çağırır, sırrı ifşa etmeyeceğinden emin olarak ona emanet eder, gönderir ve işini emniyetle tamamlar.
Hiçbir şüphe uyandırmayacak ve açıkça gönderilmesinden korkulmayacak bir mektup yazar.
Mektubun gönderilmesi gerekir. Alıcının, mektubun hangi menzilden geldiğini ve hangi ruhu çağırması gerektiğini bilmesi için, mektup başbuğun alametiyle mühürlenir ve ruhların hoşuna gidecek, onları cezbedecek şekilde yazılır. Lakin bu husustan son bölümde bahsedeceğiz.
ALICI İÇİN RUHLARIN DAVET METNİ ŞUDUR:
ASIRIEL onear Camor Laueuiel gamier sothin ianoz alnay bulumer palorlon, irgiel lamedon, ludiel Caparosyn nauy asparlon nadiel bulephor ianos pesonty tresloty Camõ elyr, mearsu nosy thamerosyn. Bunlar güneybatı yönüne doğru son derece gizli bir şekilde söylendikten ve sanatın gerektirdiği diğer hususlar eklendikten sonra, ruh kendi hizmetkarlarıyla birlikte görünür şekilde belirecektir. Onu başkaları göremez ve işitemez; o ise gönderenin sırrını fısıldayarak kulağa ifşa edecektir.
Kısım 10 / 14
SEKİZİNCİ BÖLÜM
EN YÜCE BAŞBUĞU MASERIEL BATI YÖNÜNDE İKAMET EDER. MAİYETİNDE ALTMIŞ BAŞAT KOMUTAN VE PEK ÇOK HİZMETKAR BULUNDURUR.
Sekizinci menzil, batı yönünde, rüzgarın estiği yerdedir. Orada ulu başbuğ Maseriel, sayısız komutan, başbuğ ve hizmetkar topluluğuyla birlikte ikamet eder. Bunlardan bu sanat için gündüz vakti amellerine riyaset eden otuz başbuğ ve gece vakti amellerine riyaset eden otuz başbuğ, pek çok hizmetkarıyla birlikte görevlendirilmiştir. Bunların tamamı felsefe, büyü, nekromansi ve insanların pek azı tarafından bilinen en gizli amellerin sırlarını haber vermek ve aktarmakla vazifelendirilmiştir. Bu hususlarda pek süratli ve son derece sadıktırlar; kendilerine emanet edilen işi tamamen bitirmeden geri dönmezler. Sakindirler ve gürültüsüzce gelirler; emredildikleri üzere tek başlarına, çok veya az hizmetkarla, yahut en azından görünürde hiç hizmetkar olmadan gelirler. Bu sanatta usulüne uygun olarak eğitilmemiş ve onları sanatın gerçek esaslarına göre çağırmaya cüret etmiş olanlar dışında kimseyi korkutmazlar. Amel için onları çağırmak istediğinde hazır bulundurman gereken hususlar şunlardır:
Dilediğin bir duayı veya hiçbir gizli husus barındırmayan herhangi bir mektubu yaz.
Her şeye kadir ve ebedi Tanrı, iyilerin adil mükafatlandırıcısı; Sen ki biricik Oğlunun bizim tabiatımıza ortak olmasını diledin, ta ki şeytanın hasedinden biz zavallıları kurtarsın diye. O ki sonsuz lütfuyla, kutsal melek Cebrail'in müjdelemesiyle, bakire rahminden bizim bozulmamış suretimizi aldı. O Bakire ki ebediyen bakire kalarak, lekesiz, insanlardan daha parlak ve meleklerden daha yüce bir mertebede gebe kaldı. Her şeye kadir kralı, Tanrı ve insanı doğurdu o en mukaddes ve en saygın Bakire Meryem. Erkek eli değmeden, acı çekmeden doğurdu o ağlayan Tanrı ve insanı. Her daim lekesiz, en temiz, en masum, alçakgönüllülük erdemiyle insanlardan yüce, sevgi dolu, her türlü övgüye layık ve herkesçe hürmet edilen; meleklerin en mübareği, her daim övülen, en parlak, asil, şanlı ve pek ihtişamlı İmparatoriçe. Senin Oğlun, onun dilediği her şeyi en yüce lütufla kabul eder ve ona bir anne olarak hürmet gösterir, onu tüm yaratılmışlardan üstün tutar. Ondan gelen hiçbir talebi asla geri çevirmez, onun mukaddes iradesine hürmetle rıza gösterir ve onun şerefine her şeyi bahşeder. O ki son günde bizim için şefaatçi olacak, yüce Bakire'nin üstün meziyetlerine hürmet eden bizlere yardım edecektir. Ey hakikatin ışığı olan Tanrımız, Sana en derin bağlılıkla yalvarıyoruz; lütfunu ve merhametini Sana yakaran, günahlarının bağışlanmasını alçakgönüllülükle dileyen herkese bahşet. Biz zavallıları hor görme, bilakis Senin iyiliğine güvenen bizleri, Tanrı'yı emziren Bakire Meryem'in ve tüm seçilmişlerinin sevgisi hürmetine merhametle kabul buyur. Amin. Johannes Trithemius, Spanheim Manastırı Başrahibi yazdı. Miladi bin beş yüz yılı, Mart ayının on ikinci günü.
Kısım 11 / 14
Mektubu alan kimse, Maseriel'in alametini tanıdıktan sonra yüzünü batı yönüne çevirsin ve sanatın gerektirdiği gizli hazırlıkları yaptıktan sonra, gönderilen ruhu şu davet metnini ekleyerek çağırsın:
Davet:
Maseriel onear Camersin, Cohodor messary lyrno balnaon greal, lamedo odiel, pedarnoy nador ianozauy chamyrin. Davet usulüne uygun olarak tamamlandığında, gönderilen ruh bir bulut gibi belirecektir. Sır sözcüğü söylendiğinde hakikati kulağa fısıldayacak ve kendisine emanet edilen tüm hususları sadakatle bildirecektir.
Şimdi elinde Malgaras'ın başbuğlarından gündüz amelleri için on iki, gece amelleri için de aynı şekilde on iki başbuğ ve onların altı yüz kırk hizmetkarı bulunmaktadır. Şunu not et ki, Aroyz ve Baliel her zaman tek başlarına hareket ederler; Mitiel, Busas, Aspor ve Deilas ikişer ikişer çağrılabilir, geri kalanlar ise üçerli gruplar halinde çağrılır. Üç, iki veya bir ruh çağırmak istediğinde, onların isimlerini telaffuz ederken hata yapmaktan sakın. Cetvelin sana gösterdiği gibi, hiçbir değişiklik yapmadan amel et ki tehlikeye düşmeyesin.
Davet Metni:
MALGARAS ador chamelo buluetiny mareso bodyr Cadu mirauiel casinyo tedy pleoryn viordi care viorba, chameron vesy thuriel vlnauy, beuesy meuo chasmironty naor ernyso, chorny barmo caleuodyn barso thubra sol. Davet söylendikten sonra cesur ve kararlı ol; çağırdığın ruhlar derhal görünür şekilde belirecektir. Eğer gece vakti çağrılanlar hemen gelmezse, bu yüzden amelini yarıda kesme; bilakis itaat edene kadar daveti tekrarlayarak onları zorla. Zira daha önce de zikrettiğimiz gibi, onlar biraz ağırdan alırlar ve insanların arasına pek hevesle gelmezler.
Zihindeki sırrın ne bir insana ne de mektuba emanet edilmesi uygun görülmediğinde:
Ailevi meselelere, paraya, emanete, borca, sadakate veya beşeri ilişkilerin herhangi bir işine dair, uzaktaki bir dostunun bilmesini istediğin bir sırrın olduğunda; lakin bu sır açığa çıktığında her ikiniz için de büyük bir tehlike veya zarar doğuracaksa, bu sebeple ne mektuba ne de insanlara güvenilmelidir. Emniyette olmak ve kimsenin vicdanından çekinmemek için yüzünü batıya çevirir, komutanı çağırır ve sırrı ona emanet edersin; o da gider, her şeyi sadakatle ulaştırır ve sana iletilmesi gereken bir husus varsa geri getirir.
Hiç kimsenin görmesinden çekinmeyeceğin, dilediğin bir mektubu yaz.
En sevgili ve müstesna dostuma selam ve sevgilerimle. Bu mektubu taşıyan kimse Ruremunda asıllı olup, dostlarımıza karşı pek hayırsever ve cömert bir kimsedir. Kendisini nezaketle kabul etmeni rica ederim, sana ihtiyacını arz edecektir. Kendisiyle kadim bir dostluğumuz bulunduğundan, gücüm yettiğince onun yükünü hafifletmeyi ve ona iyilikler sunmayı canıgönülden isterdim. Keşke elimden gelseydi.
EN YÜCE BAŞBUĞUNA DOROTHIEL DENİR VE DÜNYANIN KUZEYBATI YÖNÜNDE İKAMET EDER. MAİYETİNDE PEK ÇOK KOMUTAN VE HİZMETKAR BULUNDURUR.
Kısım 12 / 14
Onuncu menzil, rüzgardan ötürü kuzeybatı olarak adlandırılır. Orada, hükmü altında gündüz amellerine riyaset eden kırk komutan ve gece amellerine riyaset eden aynı sayıda komutan bulunduran ulu başbuğ Dorothiel ikamet eder; hizmetkarlarının ve yardımcılarının sayısı ise neredeyse sınırsızdır. Bunların vazifesi, manevi meselelere, kilise bağışlarına, ayrıcalıklara, makamlara ve benzeri hususlara dair tüm sırları haber vermektir. Şifreli yazı amelinde Dorothiel'in komutanlarının tamamının ismini zikretmeye hacet yoktur; her gruptan birkaç tanesi kafi gelecektir. Diğerlerinin isimlerini kendi yerinde, diğerleriyle birlikte açıklayacağız. Bu hususta şu cetveli göz önünde bulundur.
Dinin sevgisiyle dolu, ölçülü ve dürüst bir kimsenin sizin rızanızı kazanacağını bilirim. Kendisine gösterilen iyiliklere karşı nankörlük etmeyecek, bilakis her daim minnettar kalacaktır. Spanheim'dan gönderildi, Mart ayının on dördüncü günü, Rabbimizin bin beş yüzüncü yılında. Johannes Trithemius.
Bu veya buna benzer bir mektubu alan hükümdar yahut bu sanatta mahir olan diğer kimse, Dorothiel'in alametini tanıdıktan sonra yüzünü kuzeybatı yönüne (ruhun kendi komutanları ve hizmetkarlarıyla birlikte ikamet ettiği yere) çevirsin ve sanatın gerektirdiği her bir hususu yerine getirsin. Ardından ruhu, bildiği usulle, alçak sesle ve gizlice çağırsın.
Dorothiel onear chameron vlyseor madusyn peony oriel nayr druse mouayr pamerson etro dumeson, dauor caho. Casmiel hayrno, fabelrunthon. Bu tılsımlı sözler tamamlandığında, şayet ruh gelmekte gecikirse, davetçi üçüncü defaya kadar tekrar okusun; hiç şüphesiz ruh görünür şekilde belirecek ve kendisine emanet edilen sırları kulağına fısıldayacaktır.
BÖLÜM XI.
BU BÖLÜMÜN EN YÜCE RUHU, dünyada esen rüzgardan ötürü Subcircius adını verdiğimiz yönde ikamet eden ve Usiel olarak çağrılan ruhtur. Kendisinin emri altında gündüz vakti kırk, gece vakti de bir o kadar lider ruh bulunur ki bunlar hazinelerin üzerinde gözcülük ederler.
Tüm yeryüzünün on birinci menzili, o yönden esmeye alışkın olan rüzgardan mülhem, Subcircius olarak adlandırılır. Bu yönde Usiel adında büyük bir prens ikamet eder. Onun emri altında, gündüz amellerine riyaset eden kırk prens ve gece amellerine riyaset eden kırk prens bulunur. Bunların vazifesi, gizli ve yer altındaki hazineleri ve hazine işleriyle ilgili olduğu görülen her şeyi bildirmektir. Bu kitapta, steganografi amelleri için kafi gelecek kadar bunlardan birkaçının ismini zikredeceğiz; geri kalanları ise diğerleriyle birlikte bu kitabın sonundaki kendi özel bölümünde zikretmek üzere saklı tutuyoruz. Ve biliniz ki, bu menzilin liderleri, amel sahibi tarafından çağrıldıklarında, memnuniyetle ve büyük bir neşeyle gelmeyi adet edinmişlerdir. Her ne kadar pek çok hizmetkarları olsa da, yanlarında onlardan hiçbirini, en azından görünür bir şekilde, getirdiklerini hiç görmedim. Şayet biri bu hizmetkarların hizmetinden faydalanmak isterse, bunu yapabilir; zira onlar prenslerin emri altındadırlar ve onlara her hususta itaat etmeye mecburdurlar.
Kısım 13 / 14
Sanatın bizzat talep ettiği diğer şeyleri yerine getiriniz ve derin gizemin mührüyle birlikte sırrınızı, artık görünür hale gelmiş olan ruha hiç tereddüt etmeden emanet ediniz; zira bu liderlerin hepsi iyi ve sadıktır.
Farz edelim ki zihninizde hiç kimseye kesinlikle güvenip açamayacağınız böyle bir sırrınız var.
Ölülerin sandıklarında yahut toprağın herhangi bir başka yerinde çok büyük bir hazine buldunuz yahut gizlice saklanmış olduğunu kesin olarak biliyorsunuz; tek başınıza bunu taşımaya gücünüz yetmiyor, lakin etrafta bulunanlardan hiç kimseye de güvenmiyorsunuz. Uzakta olan sadık bir dostunuz var, bu gizemi ona ifşa etmek istiyorsunuz, fakat ne mektuplara ne de bir ulaka güvenebiliyorsunuz; zira bir telaşla sırrın açığa çıkmasından, tehlikeye düşmekten ve kazancınızı kaybetmekten korkuyorsunuz. O halde ruhu çağırırsınız. Ruh gelir, haberi ulaştırır ve dostunuzu çağırır. Dostunuz gelir, yardım eder ve ortak olur. Mektubu dilediğiniz gibi yazınız, öyle ki içinde korkulacak hiçbir şey bulunmasın.
Sana, bir dostumun düğünü için kaleme aldığım duayı gönderiyorum. Her şeyin Yaratıcısı, insan soyunun Kurtarıcısı ve herkesin Koruyucusu olan Tanrı, insan soyu helak olmasın diye evlilik sakramentini de tesis etmiştir; nitekim ilk insana kadın olan Havva'yı eş kıldığını ve onlara şöyle dediğini okuyoruz: "ÇOĞALINIZ VE YERYÜZÜNÜ DOLDURUNUZ." Böylece insanlığın muhafazası için bir kanun koymuştur. Daha sonra, beden alan Tanrı, evliliği bir mucizeyle kutsamayı uygun görmüştür. Konulmuş kurallara riayet edenler Tanrı katında makbul sayılırlar, iffetli bir evliliği nesil yetiştirme gayretiyle kabul edenler ise insanlığa daha büyük katkı sağlarlar. Bu sebeple, dürüst bir evliliğe adım atan sizleri, Kurtarıcımızın örneğiyle haklı olarak övüyorum. Zira O mucizelerle, bense sözlerle, evliliğin bu gerekli ve usulüne uygun sakramentini yücelteceğim; her ne kadar evli olmasam da, evliliği haklı olarak öveceğim. Şüphesiz ki evlilik ortadan kalkacak olsaydı, tüm insan soyu tükenir ve çökerdi. Evliliğin icrası sayesindedir ki, her ne kadar harap, zayıf ve fani olsa da insan soyu varlığını sürdürmektedir; oysa evlilik olmasaydı bu varlık devam edemezdi. Lakin sizler öyle hareket ediniz ki, evliliğinizin bereketi ahlakla, mukaddes bir yaşamla ve kimseye fitne vermeyecek bir duruşla bezensin. Her şeyden önce Tanrı'yı seviniz, adaletle birlikte sürekli merhamet amelleriyle meşgul olunuz, dinsizlikten kaçınınız, doğruluğu gözetiniz, iyileri seviniz, Tanrı'ya daima hamd ediniz, fakirlere sadakalarla yardım ediniz, Tanrı'nın emirlerine itaat ediniz. Hakikati terk etmeyiniz, kiliselerdeki Tanrı hizmetkarlarına hürmet ediniz, ondalık vergilerinizi ödeyiniz, yolcuları misafir ediniz, masumları azat ediniz, açları doyurunuz, büyüklerinize itaat ediniz, komşularınızı...
TASVİR EDİLEN yeryüzünün on ikinci menzilinde, yani Circius rüzgarının estiği o yöne doğru olan kısımda, ulu İmparator Cabariel, sayısız ruhla birlikte ikamet eder. Bunların arasında, steganografi ameli için görevlendirilmiş, her daim gündüz vakti için elli ve gece vakti için de bir o kadar ruh bulunur ki bunlar pek çok ve son derece güçlü hizmetkara riyaset ederler. Bunların gizli vazifesi, dostları haberdar etmek, tuzakları ifşa etmek ve en çok kimlerden sakınılması gerektiği hususunda uzaktaki kişiyi uyarmaktır. Bunların hepsinden sadece birkaçını zikredeceğiz.
Kısım 14 / 14
Gündüz Ruhları:
Satifiel 50
Parius 50
Godiel 50
Taros 50
Asoriel 50
Gece Ruhları:
Etymel 50
Clyssan 50
Elitel 50
Ansel 50
Cuphar 50
Gündüz Ruhları:
Mador 50
Peniel 50
Cugiel 50
Thalbos 50
Orym 50
Gece Ruhları:
Ladiel 50
Morias 50
Pandor 50
Cazul 50
Dubiel 50
Ulu Cabariel'in yüz prensinden yirmisine şu an sahipsiniz ve bu kadarı şimdilik size kafidir. Bunların ilk on tanesi, 500 hizmetkarla birlikte gündüz amelleri için görevlendirilmiştir; diğer on tanesi ise benzer şekilde kendi 500 hizmetkarıyla gece amelleri için tayin edilmiştir. Ve biliniz ki, gündüz amellerine riyaset eden ruhlar, gece ruhlarına kıyasla çok daha uysal ve itaat etmeye daha hazırdırlar. Öyle ki, gece ruhlarını sıklıkla bir parça zorlama ile mecbur bırakmak ve daveti daha sık tekrarlamak icap eder. Hizmetkarları, emir verildiğinde yanlarında getirirler; şayet emredilmezse gizlerler. Bu ruhların hizmeti vasıtasıyla amel etmek istediğinizde, yüzünüzü bahsettiğimiz o yöne dönünüz ve usulüne uygun olarak yapılması gereken ön hazırlıkları yaptıktan sonra şu daveti okuyunuz:
Cabariel onear chameron fruani, parnaton fofiel bryofi nagreal fabelrontyn adiel thortay nofruau pena afefiel chusy. Bu tılsımlı sözler tamamlandığında, şayet gündüz vakti ise, çağrılan ruh hiç gecikmeden derhal hazır bulunacaktır. Şayet gece vakti ise ve çağırdığınız ruh gelmekte gecikirse, ruhların son derece hürmet ettiği bu tılsımlı sözleri tekrar ederek, o gelene kadar onu zorlayınız.
Misal teşkil etmesi bakımından, hiç kimseye kesinlikle güvenilmemesi gereken bir sırrı ele alalım.
İlgili eserler
Bu eser Büyü ve Okült Koleksiyonu'nun parçasıdır →
- Kaynak eser
- Steganographia (Liber Primus, Praefatio) — Johannes Trithemius, 1621 Latince baskısı
- Neşir
- 1621 Latince baskısı (Source Library dijital nüshası)
- Konum
- Önsöz (Praefatio), s. 7
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
Uysal, Ş. N. (Çev.). (2026). Steganographia: Havadaki Ruhlar ve Gizli Yazının Sırrı. Kadim Kütüphane. https://kadimkutuphane.com/trithemius-steganographia-melekler-ve-gizli-yazi