Uçan Adam ve Ruh
De anima (On the Soul) — Avicenna, Latin incunable edition — dijital nüshadan özgün bir sayfa (Source Library).

Uçan Adam ve Ruh

İbn Sînâ (Avicenna)· 1500· Özgün: İngilizce· Source Library· ~62 dk okuma
NeoplatonizmTürkçe çeviriAçık erişim

İbn Sînâ, ruhun bedenden ayrı bir varlığa sahip olduğunu göstermek için düşünce tarihinin en zarif deneylerinden birini kurar. Bir anda ve eksiksiz yaratılmış, gözleri örtülü, uzuvları birbirinden ayrık, boşlukta asılı duran bir insan tahayyül edelim. Bu insan hiçbir duyuya sahip olmadan bile kendi varlığını tereddütsüz tasdik edecektir. İşte bu doğrudan sezgi, ruhun bedene indirgenemeyeceğinin kanıtıdır. Aşağıdaki pasaj, sonraki yüzyıllarda Descartes'a dek uzanan bu ünlü "Uçan Adam" delilinin özgün ifadesidir.

Türkçe çeviri (tam çeviri) · Çeviren Şira Nur Uysal

İçimizden birinin şöyle tahayyül etmesi gerekir. Kendisinin bir anda ve eksiksiz olarak yaratıldığını düşünsün. Gözleri örtülü olsun ki dış şeyleri görmesin. Sanki havada ya da boşlukta asılı duruyormuş gibi yaratılsın öyle ki havanın inceliği ona dokunmasın ve o bu dokunuşu duyumsamasın. Uzuvları da birbirinden ayrık olsun öyle ki ne kendisine değsinler ne de birbirlerine.

Böyle bir insan kendi varlığını tasdik etmekte hiç tereddüt etmeyecektir. Ne var ki uzuvlarının dışını tasdik etmeyecek ne içindeki gizli şeyleri ne ruhunu ne beynini ne de bu türden herhangi bir şeyi. Yalnızca kendi varlığını tasdik edecektir. Onun uzunluğunu genişliğini yahut kalınlığını ise tasdik etmeyecektir. Şayet o anda bir elini ya da uzuvlarından birini tahayyül edebilseydi bunu kendisinin bir parçası olarak ya da özüne zorunlu bir şey olarak görmezdi.

İşte böylece o kişi uyanışa benzer bir yol bulmaya hazır hale gelir. Ruhun varlığının bedenin varlığından başka bir şey olduğunu böylece bilir. Zira o ruhu bilmek ve onu idrak etmek için bedene muhtaç değildir.

Böyle bir insan kendi varlığını tasdik etmekte hiç tereddüt etmeyecektir.
Özgün metin (İngilizce)
We will say, therefore, that someone of us ought to imagine as if he were created all at once and perfect, with his sight veiled so that he does not see external things, and he were created as if moving in the air, or in a vacuum, so that the thinness of the air might touch him, which he himself could feel, and as if his members were disjointed so that they would not touch him nor would they touch each other. He will not doubt, indeed, to affirm himself to be, but he will not affirm the exteriors of his members, nor the hidden things of his interiors, nor the soul, nor the brain, nor anything of such things. But externally he will affirm himself to be. Whose length, nor breadth, nor thickness he will not affirm. If, however, at that hour it were possible for him to imagine a hand or some of his members, he would not imagine that to be a part of himself nor necessary to his essence. He is thereby made ready to have a way of waking up to know that the being of the soul is other than the being of the body. Indeed, he does not need the body for this, that he may know the soul and perceive it.

Bu metin neden önemli

Pasaj, İbn Sînâ'nın büyük ansiklopedik eseri "eş-Şifâ"nın (Kitâbü'ş-Şifâ) ruh üzerine olan kısmından, Latince "De anima" başlığıyla 1500 yılında basılan Rönesans erken dönem baskısından alınmıştır. "Uçan Adam" ya da "Asılı İnsan" delili, ruhun özbilincinin herhangi bir bedensel duyuma dayanmadığını göstererek, ruhun cismani olmayan bir cevher olduğunu temellendirir. Neoplatonik geleneğin ruhu maddeden ayrık bir ilke sayan anlayışını akıl yürütmeyle destekleyen bu deney, İslam felsefesinden Latin skolastiğine ve modern öznellik düşüncesine uzanan bir köprü kurar.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Tam Çeviri

Uçan Adam ve Ruh eserin tamamı, 21 bölüm halinde. 📖 Source Library

1 / 21
← bölümler arasında kaydırın →

Kısım 1 / 21

İradi olarak hareket eden ve hisseden cisimler mevcuttur. Lakin onlar bu vasıflara yalnızca cisimsellikleri sebebiyle sahip değildirler. O halde, cismin özünde, bu cisimselliğin ötesinde bir ilkenin bulunması iktiza eder. Kendisinden bu tür hallerin ve tesirlerin sadır olduğu şeye ruh denir. Tek bir tarzda olmayan ve iradi olarak ortaya çıkan ruhani hallerin kendisinden sadır olduğu bu ilkeye, mutlak surette ruh adını vermekteyiz. Bu isim, o şeyin kendi özünden yahut daha sonra dahil olduğu kategoriden mülhem olmayıp, doğrudan doğruya bu hakikatin adıdır. Şimdilik biz, bahsettiğimiz bu durumun ilkesi olan bir hakikatin mevcudiyetinden başka bir şey iddia etmemekteyiz; bu hakikatin varlığını ise kendisinde zahir olan birtakım arazlar vasıtasıyla ikrar etmekteyiz. Bize düşen, kendisinde bulunan bu arazlar vasıtasıyla onun özünü tahkik etmeye ve ne olduğunu bilmeye yönelmektir. Nitekim hareket eden her şeyin bir muharriki, yani hareket ettiricisi olduğunu belki de öğrenmiş bulunuyoruz; fakat sırf bu sebeple bu muharrikin özünün ne olduğunu henüz bilmekte değiliz.

Şunu ifade edelim ki, kendilerinde ruhun var olduğunu müşahede ettiğimiz bu şeyler birer cisimdir. Onların nebat yahut hayvan olarak varlıkları, ancak kendilerinde bu hakikatin bulunmasıyla kemale erer. Demek ki bu hakikat, cisimlerin terkibinde bir cüzdür. Terkibin cüzleri ise, daha evvel öğrendiğiniz üzere iki kısımdır: Birinci cüz, bir şeyin kendisiyle bilfiil olduğu şeydir; ikinci cüz ise, o şeyin kendisiyle bilkuvve olduğu ve ona bir mevzu teşkil eden kısımdır. Şayet ruh bu ikinci cüz mesabesinde olsaydı, şüphesiz ki cisim bu cüzün cinsinden olurdu; bu takdirde ne hayvani ne de nebati varlık, ne cisimden ne de ruhtan teşekkül edebilirdi. O halde, bahsettiğimiz şeyin bilfiil ilkesi olacak bir terkip ediciye ihtiyaç hasıl olurdu ki, üzerinde konuştuğumuz şeyin bizzat kendisi de bu olurdu. Ruhun, nebati ve hayvani olanın bilfiil nebati ve hayvani olmasını sağlayan şey olması iktiza eder. Şayet bu şey bir cisim ise ve bahsettiğimiz şekilde suret bulmuş bir cisim ise; yahut suret sahibi bir cisim ise, yine de cisim olması hasebiyle bir ilke teşkil etmez. Bilakis, o suret sebebiyle bir ilke olur ve bu hallerin suduru, her ne kadar bu cisim vasıtasıyla olsa da, o suretin özünden kaynaklanır. Bu cisim ise hayvani cismin bir cüzü olur. Bu, o ilkenin kendisine bağlı olduğu ilk cüzdür; kendisi ise mutlak bir cisim olmayıp, ancak o bütünün mevzuundan bir cüzdür.

O halde sabit olmuştur ki, ruhun özü bir cisim değildir; lakin o, hayvani yahut nebati varlığın bir cüzü olup onun sureti, suret benzeri, kemali, kuvveti yahut iktidarı mesabesindedir. Şimdi diyelim ki ruh, kendisinden sadır olan tesirler ve haller bakımından bir kuvvet yahut iktidar olarak adlandırılabilir. Benzer şekilde, başka bir mana bakımından, yani kabul ettiği mahsus ve makul suretlerin tesiriyle de bir kuvvet olarak adlandırılabilir. İçinde bulunduğu maddenin tesiriyle de bir suret olarak adlandırılabilir ki, bu her ikisinden nebati yahut hayvani cevher teşekkül eder. Ayrıca, o şeyin kendisiyle cinsin kemale ermesi ve onun vasıtasıyla ister ulvi ister süfli türlerden olsun bir türün vücut bulması tesiriyle bir kemal olarak da adlandırılabilir. Zira cinsin tabiatı, kendisine basit yahut basit olmayan bir faslın tabiatı yardım edip onu tamamlamadıkça nakıstır ve hudutsuz kalır. Bu fasıl ona dahil olduğunda tür teşekkül eder. Fasıl, türün tür olması hasebiyle kemalidir. Her bir türün ise basit bir faslı olmadığını zaten bilmektesiniz; zira bu ancak özleri suret ve maddeden mürekkep olan türlerde bulunur ve onlardaki suret, kendisinden teşekkül eden şeyin basit faslıdır.

1 / 21

Bu eser Neoplatonizm Koleksiyonu'nun parçasıdır →

Künye
Kaynak eser
De anima (On the Soul) — Avicenna, Latin incunable edition
Neşir
Latince baskı (incunabulum), 1500; Hain 2219, GW 3124
Konum
Sayfa 7-8 (translation), "Uçan Adam" bölümü
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY-SA 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin, değiştirirseniz aynı lisansla paylaşın). Kullanım & lisans →
Bu Çeviriye AtıfUysal, Ş. N. (Çev.). (2026). Uçan Adam ve Ruh. Kadim Kütüphane. https://kadimkutuphane.com/avicenna-ucan-adam-ve-ruh
← Kütüphaneye dön